Her çocuk kendi hızında
Okuma yazma aynı ayda herkeste oturmaz. Programı sınıfın ortalamasına değil, çocuğun bulunduğu yere göre ayarlıyoruz. Geride kalan beklemeye bırakılmıyor, önde olan da oyalanmıyor.
CLLC Türkiye, Beykoz’da anaokulundan 8. sınıfa kadar eğitim veren bir özel okul. İlkokul kademesi 1, 2, 3 ve 4. sınıflardan oluşuyor; bu dört yıl çocuğun okuma yazmayı öğrendiği, kendi başına çalışmayı denediği ve öğrenmeye dair ilk fikrini oluşturduğu dönem.
Türkiye müfredatını eksiksiz uyguluyoruz. Yanına, CLLC’nin Kanada’da yirmi yılı aşkın süredir sürdürdüğü İngilizce öğretim deneyimini ekliyoruz. İkisi birbirinin yerine geçmiyor; birlikte yürüyor.
İlkokul yılları hızlı geçiyor ama bu yıllarda kurulan alışkanlıklar uzun süre kalıyor. Üç şeyi öne alıyoruz.
Okuma yazma aynı ayda herkeste oturmaz. Programı sınıfın ortalamasına değil, çocuğun bulunduğu yere göre ayarlıyoruz. Geride kalan beklemeye bırakılmıyor, önde olan da oyalanmıyor.
Bir konuyu ezberlemiş çocukla anlamış çocuk aynı sınavdan aynı notu alabilir; ikisi arasındaki fark bir sonraki yıl ortaya çıkar. Dersleri çocuğun “neden böyle” diye sorabileceği şekilde kuruyoruz.
Kaygılı bir çocuk öğrenmez. Soru sormaktan, hata yapmaktan ve “bilmiyorum” demekten çekinmeyen bir sınıf ortamı kurmak, müfredatın kendisi kadar önemli bir iş.
İlkokulun dört yılı birbirinin tekrarı değil. Her yıl çocuktan farklı bir şey bekleniyor ve program buna göre değişiyor. Sınıfların her birini ayrı ayrı anlattık.
Okuma yazmanın beş aşamada öğrenildiği yıl. Çocuk ilk kez bir işi kendi başına yürütmeye başlıyor.
1. sınıfı inceleyinMerak döngüsüyle öğrenme. Tek bir tema beş ayrı derse yayılıyor, çocuk konular arasındaki bağı görüyor.
2. sınıfı inceleyinProje tabanlı öğrenme başlıyor. Araştırma yapmayı, kaynak ayırt etmeyi ve dijital araçları kullanmayı öğreniyor.
3. sınıfı inceleyinSTEM tasarım döngüsü ve ortaokula hazırlık. İlkokulun son yılı, bir sonraki kademenin provası gibi geçiyor.
4. sınıfı inceleyinTürkiye müfredatındaki derslerin tamamı okutuluyor. Yanına İngilizce, sosyal-duygusal öğrenme ve proje çalışmaları ekleniyor.
İngilizce bu programda ayrı bir ders olmanın ötesinde, günün içine yayılan bir dil. Amaç çocuğun İngilizceyi sınav için değil, kullanmak için öğrenmesi. Türkçeden ödün vermeden ilerliyoruz; iki dil birbirinin rakibi değil.
İlkokulda veliyi en çok yoran şey belirsizlik: çocuk iyi mi, zorlanıyor mu, arkadaşlık ilişkileri nasıl? Bunları karne zamanını beklemeden konuşuyoruz.
Hayır. Programımız İngilizce bilmeyen çocuğa göre kurulu. Dil, dersin içinde ve günlük akışta öğreniliyor; çocuktan en baştan bir seviye beklenmiyor. Ara sınıftan katılan öğrenciler için ayrıca destek planlıyoruz.
Hayır. Türkiye müfredatı eksiksiz uygulanıyor ve Türkçe dersi programın merkezinde. İki dilli bir programın riski, birinin diğerini zayıflatmasıdır; biz tam da bunu engellemek için her iki dilde ayrı ayrı takip yapıyoruz.
1, 2, 3 ve 4. sınıflar. Öncesinde anaokulu kademesi, sonrasında 5–8. sınıfları kapsayan ortaokul kademesi var. Üç kademe de aynı kampüste, Beykoz’da.
Kontenjan durumuna göre değerlendiriyoruz. Bu tür başvurularda çocuğun bulunduğu seviyeyi tanımak için bir görüşme yapıyor, gerekirse uyum dönemi planlıyoruz. En doğrusu bize ulaşıp durumu konuşmak.
Evet, bunu özellikle öneriyoruz. Bir okul hakkında en doğru fikri, içinde dolaşarak ve öğretmenlerle konuşarak edinirsiniz. Randevu için başvuru formunu doldurmanız ya da bizi aramanız yeterli.
İlkokul kararı bir broşürle verilmiyor. Sınıfları görün, öğretmenlerle tanışın, sorularınızı yüz yüze sorun.