Kurucunun Mesajı
Yıllar boyunca Türkiye’ye yaptığım ziyaretler hep kısa sürdü.
Çoğu zaman iki haftayı geçmeyen iş seyahatleriydi;
belki on defadan fazla gelip gittim ama
hiçbirinde gerçekten burada yaşamaya fırsatım olmadı.
Sonra Mart 2020’de her şey değişti.
Kısa bir ziyaret olarak başlayan o yolculuk,
beklemediğim bir şekilde dört aylık bir konaklamaya dönüştü.
Ve bu dört ay, kalbimde hiç unutamayacağım izler bıraktı.
Bu sürede Türkiye’nin ne kadar nazik, güvenli,
ve insana “evimdeyim” hissi veren bir yer olduğunu gördüm.
Toplumun sıcaklığı, insanlarının içtenliği
bana aile hissini yeniden hatırlattı.
O günlerde fark ettiğim bir şey vardı:
Ben ve İstanbul aslında aynı ruhu taşıyoruz
Doğu’nun sıcaklığıyla
Batı’nın özgüvenini bir araya getiren bir yapı.
Bu düşünce beni önemli bir soruya götürdü:
Neden bu iki dünyanın en iyisini bir araya getiren bir okul kurmayayım?
Hem Doğu’nun samimiyetini koruyan,
hem Batı standartlarında güçlü bir eğitim sunan;
çocukların sakin, özgüvenli
ve dengeli bireyler olarak büyüyebileceği bir okul.
Kanada’da yirmi yılı aşkın eğitim tecrübemle
CLLC markasını Türkiye’ye taşımak
benim için çok doğal bir adımdı.
Çünkü çocuklara hem kökler hem kanatlar vermek istiyordum:
Türk dilinin ve kültürünün kökleri…
ve dünyaya kapılar açan İngilizce kanatlar.
Öğrencilerin kaygı duymadan öğrenebildiği,
her ay yeni bir insani değerle büyüdüğü,
daha bilinçli, daha sorumlu,
daha merhametli bireylere dönüştüğü bir ortam hayal ettim.
Ve sekizinci sınıfa geldiklerinde
Kanada’daki okullarımıza sorunsuz bir geçiş yaparak
dünyaya güvenle açılabilecekleri bir yol tasarladım.
CLLC Turkey böyle ortaya çıktı:
Kalpten doğan, insanı merkeze alan
ve her çocuğa Doğu’nun dengesi ile Batı’nın gücünü sunan bir okul.
Çocuğunuzun kendini güvende hissedeceği,
anlaşıldığını fark edeceği
ve kendi en iyi hâline dönüşmeye ilham bulacağı okula
Hoş geldiniz.











